LOS ANGELES / LONDRA – Teknoloji dünyasında taşlar yerinden oynuyor. Yıllardır süren tartışmalar, sızdırılan şirket içi belgeler ve ailelerin feryadı nihayet yargı önünde somut bir hesaplaşmaya dönüştü. Sosyal medya devleri Meta (Instagram), ByteDance (TikTok) ve Alphabet (YouTube), algoritmalarını bir bağımlılık döngüsü gibi kurgulayarak çocukların ruh sağlığını kasten tehlikeye atmak suçlamasıyla bu hafta hakim karşısına çıkıyor.
2.200’den Fazla Dava Tek Bir Merkezde Toplandı
Ocak 2026 itibarıyla California’da görülen "Bellwether" (Öncü) davalar, dünya genelinde bekleyen 2.200’den fazla bireysel ve toplu davanın kaderini belirleyecek. Davacılar; platformların sonsuz kaydırma (infinite scroll), seçici dopamin ödülleri ve manipülatif bildirimler aracılığıyla çocukları platformda "hapsettiğini" savunuyor.
Dava dosyasına giren en çarpıcı kanıtlar, şirketlerin kendi iç araştırmalarından oluşuyor. İddianameye göre:
• Meta: Instagram'ın genç kızlar üzerindeki "vücut algısı bozukluğu" etkilerini biliyordu ancak kâr marjını korumak için algoritmada iyileştirme yapmadı.
• TikTok: Yaş doğrulama sistemlerini bilinçli olarak esnek tutarak, çocukların platformda denetimsiz vakit geçirmesine zemin hazırladı.
• YouTube: "Otomatik oynatma" özellikleri üzerinden çocukları kontrolsüz içerik tünellerine (rabbit holes) sokarak uyku bozukluklarına ve akademik başarısızlığa yol açtı.
Snap Inc. Geri Adım Attı: Sırada Kim Var?
Davanın başlamasına günler kala kritik bir gelişme yaşandı. Sosyal medya devlerinden Snap (Snapchat), bazı davalarda uzlaşma yoluna gittiğini açıkladı. Ancak Meta, TikTok ve YouTube "savunma hakkımızı sonuna kadar kullanacağız" diyerek geri adım atmıyor. Şirketler, ABD yasalarındaki "içerikten sorumlu tutulamazlık" zırhına sığınıyor.
Aileler ve Okul Bölgeleri Ayakta
Sadece aileler değil, sosyal medya bağımlılığı nedeniyle rehberlik ve rehabilitasyon bütçeleri sarsılan yüzlerce okul bölgesi de davacı listesinde. Uzmanlar, davanın kaybedilmesi durumunda teknoloji devlerinin milyarlarca dolarlık tazminatın yanı sıra; algoritmik köklü değişiklikler ve zorunlu mola süreleri gibi yaptırımlarla karşılaşabileceğini belirtiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: