ŞANLIURFA ( Abdullah TOPRAK ) - Toplumsal dayanışmanın en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilen taziyeler, Şanlıurfa’da da köklü bir kültür olarak yaşatılmaya devam ediyor. Ancak taziye evlerinde yemek verilmesi geleneği, özellikle dar gelirli aileler için zamanla ciddi bir maddi yüke dönüşmüş durumda.
Alınan bilgilere göre, vefat eden yakınlarının acısını yaşayan bazı aileler, taziye sürecinde ikram masraflarını karşılayabilmek için borçlanmak zorunda kalabiliyor. Bu durum, taziyenin asli amacı olan teselli ve paylaşma duygusunun önüne geçebiliyor.
Dinî çevrelerde yapılan değerlendirmelerde, İslam anlayışında esas olanın acılı aileye yük olmak değil, onların yükünü hafifletmek olduğu vurgulanıyor. Taziye ziyaretlerinin, dua etmek ve başsağlığı dilemek amacıyla yapılması gerektiği ifade edilirken, ikram beklentisinin doğru olmadığı dile getiriliyor.
Özellikle yemek saatlerinde taziye evlerinin dolmasının, zamanla sosyal bir alışkanlığa dönüştüğü ve bu durumun da taziye sahiplerini zorladığı belirtiliyor. Uzmanlar, taziye ziyaretlerinin kısa tutulmasının ve gösterişten uzak bir anlayışla gerçekleştirilmesinin önemine dikkat çekiyor.
Bazı bölgelerde taziye masraflarının mahalle veya akrabalar arasında toplanan paralarla karşılandığı görülse de, bu uygulamanın da zaman zaman sosyal baskıya neden olabildiği ifade ediliyor. Maddi durumu iyi olanlarla olmayanlar arasında fark oluşmasının, toplumsal huzuru zedeleyebileceği uyarısı yapılıyor.
Şanlıurfa’da birçok vatandaş, taziyelerin özüne dönmesi gerektiğini belirterek, “Acı paylaşılmalı ama kimseye yük olunmamalı” görüşünde birleşiyor. Kanaat önderleri ise bu konuda toplumsal bir farkındalık oluşmasının önemine dikkat çekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: